Dini Haberlerim

ORDU İL MÜFTÜSÜ ÖZTÜRK “CAMİ MEDENİYETİN BEŞİĞİ, ŞEHRİN KALBİDİR”

ORDU İL MÜFTÜSÜ ÖZTÜRK “CAMİ MEDENİYETİN BEŞİĞİ, ŞEHRİN KALBİDİR”

İl Müftüsü Mürsel Öztürk, kutlanmakta olan “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” ile ilgili bilgi verdi.

Camiler ve din görevlileri haftasının her sene 1-7 Ekim tarihlerinde bir ana tema çerçevesinde kutlandığına dikkat çeken müftü Öztürk, 2017 yılı “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” için  “Cami, Şehir ve Medeniyet” konusunun belirlendiğini söyledi.

Hafta boyunca Cami, Şehir ve Medeniyet ana teması çerçevesinde birçok konferans, panel ve benzeri etkinliklerin düzenlendiğinin altını çizen il müftüsü, “bütün bu etkinliklerin amacı tema olarak belirlenen konuyu değişik yönleriyle ele almak, çeşitli mecralarda işlemek ve konuyla alakalı toplumda farkındalık oluşturmaktır.” Dedi.

İslam medeniyeti cami merkezli bir medeniyettir…

İslam medeniyeti cami merkezli bir medeniyettir diyen Öztürk, cami, şehir ve medeniyet ilişkisi hakkında şunları ifade etti:

“Medeniyet, insanlığın ulaştığı birikim ve gelişmişlik düzeyini gösteren, bu yönü ile toplumların maddî ve mânevî tüm kazanımlarını ihtivâ eden bir anlama sahiptir. Tarihten bugüne önemli müesseseleriyle teşekkül eden İslam medeniyeti de Müslümanların tecrübe ve birikimlerini yansıtmaktadır.

Peygamber Efendimiz, hicret yolculuğunda ilk olarak Kuba Mescidi’ni, Medine’ye ulaştığında ise Mescid-i Nebevî’yi inşa ettirmiş, böylece kurulacak şehirler için cami merkezli bir şehir modeli ortaya koymuştur.  Medine döneminde cami, günlük hayatın merkezinde yer almıştır. Böylece cami etrafında bütünleşen bir hayat, şehrin birliğini sağlamıştır.

Öyle ki cami, şehrin etrafında şekillendiği, bütün cadde ve sokakların kendisinde birleştiği merkezi konumuyla dikkat çekmektedir. İslam medeniyetinin şekillenmesinde cami önemli bir işleve sahiptir. Camiler, İslam toplumunun hayâtiyetini devam ettirebilmesi için ihtiyaç duyulan târihî birikimi ve tecrübeyi yansıtan toplumsal birer bellek hüviyetindedir. Târihî tecrübe göstermiştir ki; mabedini kaybeden yerleşim yerleri kimlik kaybına uğramış ve belleğini yitirmiştir. Bu şehirler, her ne kadar medeniyetin fizîkî unsurlarına sahip gözükseler de medeniyetin mânevî değerlerinden yoksun yerler haline gelmiştir.

Camiler sevgi, bilgi ve birlik mekânıdır. Camilerimizin tarihte yüklendikleri misyonun tekrar canlandırılması için Caminin dînî, toplumsal ve mîmârî yönü ile hayatın merkezine, şehrin kalbine taşınması gerekmektedir.

Camilerin fiziki olarak imarının çok önemli olduğu gibi maddi imarının yanında camiler cemaatsiz bırakılarak garip hale getirilmemeli, içinde ibadet ile şenlendirilmelidir. Camilerimiz, minarelerinden günde beş defa huzura ve kurtuluşa davet eden ezanlarıyla, zor zamanlarda uyanış ve dirilişe çağıran salaları ile vatanımızın ve tüm İslam beldelerinin en önemli sembolü ve tapusudur. Ecdadımız Selçuklu ve Osmanlı döneminde şehirlerin cami merkezli oluşturulduğunu hepimiz bilmekteyiz. Camilerimiz tarihi misyonlarına döndürülerek mutlak surette yeniden asli fonksiyonlarına kavuşturulmalı ve hayatın merkezine yerleştirilmelidir.

İlimizin en ücra köşelerinde mesai mefhumu gözetmeksizin görevlerini ifa eden din gönüllüsü kardeşlerimiz, çok ulvi ve aynı zamanda mesuliyeti ağır bir görev icra etmektedirler. Hafta vesilesi ile görevleri başında olan veya emekli olmuş din gönüllülerine sağlık, afiyet ve esenlikler temenni ediyorum. Bu ulvi vazifeyi icra edip ahirete irtihal eden hocalarımıza Allahtan rahmet niyaz ediyorum. Kutlanmakta olan bu haftanın camilerimizin dinimize, devletimize ve milletimize yapılacak güzel hizmetlere vesile olmasını cenab-ı haktan niyaz ediyorum.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ